Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
vaizlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vaizin yaptığı iş


vajina
Anlamı:

1. isim , isim , anatomi , anatomi , isim , isim , anatomi , anatomi , Döl yolu


Lisan : Latince

vak vak
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ördeğin çıkardığı ses


vaka

İlgili Kelimeler:

klinik vaka

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Olay, hadise

Örnek:

1. O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü.

1. O kadar boşboğaz çocuk arasında da vakayı bir sır olarak saklamak güçtü.


Lisan : Arapça vaḳʿa

vakanüvis
Anlamı:

1. isim , isim , tarih , tarih , isim , isim , tarih , tarih , Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi


Lisan : Arapça vaḳʿa + Farsça -nuvīs

Telaffuz : vakanüvi:si

vakanüvislik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vakanüvisin görevi

Örnek:

1. Vakanüvislik gibi tanık olunan konuları yazma diye bir çalışma alanı var.

1. Vakanüvislik gibi tanık olunan konuları yazma diye bir çalışma alanı var.


vakar
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Ağırbaşlılık

Örnek:

1. Hepsi temiz, hepsi yeni giyinmiş askerin vakarı, efendiliği üstlerinden akıyor.

1. Hepsi temiz, hepsi yeni giyinmiş askerin vakarı, efendiliği üstlerinden akıyor.


Lisan : Arapça vaḳār

Telaffuz : vaka:rı

vakarlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Ağırbaşlı

Örnek:

1. Vakarlı, gösterişli bir adam.

1. Vakarlı, gösterişli bir adam.


vakarlılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vakarlı olma durumu


vakarsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Ağırbaşlı olmayan, onursuz


vakarsızlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vakarsız olma durumu

Örnek:

1. Bu insan panayırında zevksizlik ve vakarsızlık, bazılarında müthiş bir mikyasta billurlaşıyor, kabalaşıyordu.

1. Bu insan panayırında zevksizlik ve vakarsızlık, bazılarında müthiş bir mikyasta billurlaşıyor, kabalaşıyordu.


vakayiname
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Günü gününe yazılmış olayları içine alan eser, kronik


Lisan : Arapça vaḳāyiʿ + Farsça nāme

Telaffuz : vaka:yi:na:me

vaketa
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İnek derisinden bir tür ince meşin


Lisan : İtalyanca vachetta

Telaffuz : vake'ta

vakfe
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Durma, duraklama


Lisan : Arapça vaḳfe

vakfediliş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vakfedilme işi


vakfedilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vakfedilmek işi


vakfedilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Vakfetme işi yapılmak

Örnek:

1. Köylüler, vakfedilmiş bir hayvanın işte kullanılıp kullanılmayacağından şüphe ediyorlar, boz eşeğe ilişmiyorlardı.

1. Köylüler, vakfedilmiş bir hayvanın işte kullanılıp kullanılmayacağından şüphe ediyorlar, boz eşeğe ilişmiyorlardı.


Telaffuz : va'kfedilmek

vakfediş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vakfetme işi


vakfetme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Vakfetmek işi


vakfetmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Mal ve mülkünü satılmamak şartıyla bir hayır kurumuna veya işine bağışlamak

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Adamak, bir şeyin bütününü bir işe vermek

Örnek:

1. Ben bütün ömrümü yuvamıza vakfedeyim de sen burada beni yalnız bırakıp çekil, öyle mi?

1. Ben bütün ömrümü yuvamıza vakfedeyim de sen burada beni yalnız bırakıp çekil, öyle mi?


Lisan : Arapça vaḳf + Türkçe etmek

Telaffuz : va'kfetmek

Vakfıkebir
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Trabzon iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : va'kfıkebir

vakfiye
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir vakfın şartlarını bildiren belge, vakıfname


Lisan : Arapça vaḳfiyye

vaki

İlgili Kelimeler:

emrivaki

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Olan, olmuş


Lisan : Arapça vāḳiʿ

Telaffuz : va:ki:

vaki değil
Anlamı:

1. `daha önce böyle bir şey olmadı, gerçekleşmedi, görülmedi` anlamında kullanılan bir söz


vaki olmak
Anlamı:

1. vuku bulmak, gerçekleşmek

Örnek:

1. Teşrifiniz vaki olursa o gece sahura kadar uzun uzun söyleşiriz.

1. Teşrifiniz vaki olursa o gece sahura kadar uzun uzun söyleşiriz.